P ne demek cinsel ?

Sude

New member
Monoseksüel Ne Demek? Bir Kelimenin Ardındaki Yakınlık Hikâyesi

Monoseksüel Ne Demek? Bir Kelimenin Ardındaki Yakınlık Hikâyesi

Bir süre önce bir forumda karşıma çıkan kısa bir soru, düşündüğümden çok daha uzun bir hikâyenin kapısını açtı: “Monoseksüel ne demek?”

İlk bakışta sözlükte karşılığı bulunabilecek basit bir kavram gibi duruyordu. Fakat konuya biraz yaklaştığınızda, bunun yalnızca bir cinsel yönelim terimini öğrenmekten ibaret olmadığını fark ediyorsunuz. Çünkü insanlar kendilerini tanımlarken sadece “Kimden hoşlanıyorum?” sorusuna cevap vermiyor. Aynı zamanda toplumun, ailenin, arkadaş çevresinin, kültürün ve hatta yaşadığı dönemin kendisine sunduğu kelimeler arasından seçim yapıyor.

Bu yazıda konuyu kuru bir tanım üzerinden değil, bir hikâye üzerinden anlatmak istiyorum.

Bir Forum Sorusu ve Başlayan Sohbet

Hikâyemizin kahramanı Deniz olsun. Deniz, üniversitede sosyoloji okuyan, insan ilişkilerini gözlemlemeyi seven bir genç. Bir akşam arkadaşlarıyla otururken konu bir anda cinsel yönelimlere geliyor.

Arkadaşlarından Mert, “Ben bu terimleri birbirine karıştırıyorum,” diyor. “Biseksüel, panseksüel, monoseksüel... Hepsinin sınırı nerede?”

Masadaki Elif gülümsüyor.

“Bence önce insanları etiketlemek yerine ne anlatmak istediğimizi anlamamız gerekiyor,” diyor.

Mert ise telefonundan birkaç kaynak açıyor.

“Tanımları ayırırsak daha kolay olur. Sonra insanların kendilerini nasıl tanımladıklarına bakarız.”

İki yaklaşım aslında birbirinden çok farklı değil. Mert meseleyi çözümleyerek ilerliyor; Elif ise kelimelerin insanların hayatındaki duygusal ve sosyal karşılığını anlamaya çalışıyor. Birinin yöntemi daha sistematik, diğerininki daha ilişkisel. Fakat ikisi de aynı sorunun farklı taraflarını görüyor.

Ve bu noktada önemli bir ayrıntı ortaya çıkıyor: Bu özellikleri “erkekler böyledir, kadınlar şöyledir” diye kesin kurallara dönüştürmek doğru değil. Bireylerin iletişim ve düşünme biçimleri cinsiyetten çok kişilik, deneyim, eğitim ve sosyal çevreyle şekillenebilir.

Monoseksüel Kelimesi Tam Olarak Ne Anlatıyor?

Monoseksüellik, genel anlamıyla kişinin cinsel yöneliminin birden fazla cinsiyete değil, tek bir cinsiyete yönelik olması durumunu ifade eden şemsiye bir kavramdır.

Örneğin heteroseksüel ve homoseksüel yönelimler, monoseksüel yönelimler kapsamında değerlendirilebilir. Buna karşılık biseksüellik, panseksüellik gibi birden fazla cinsiyete yönelik çekimi ifade eden yönelimler genellikle non-monoseksüel başlığı altında ele alınır.

Buradaki önemli nokta şu: “Monoseksüel” çoğu insanın günlük yaşamda kendisini tanımlamak için kullandığı bir kelime olmayabilir. Bir kişi “Ben heteroseksüelim” veya “Ben eşcinselim” demeyi tercih edebilir ve ayrıca kendisine “monoseksüel” etiketi koyma ihtiyacı hissetmeyebilir.

Dolayısıyla bu kelimeyi bir zorunluluk gibi görmek doğru değildir.

Deniz bunu fark edince arkadaşlarına şöyle soruyor:

“Bir kavramın var olması, herkesin kendisini o kavramla tanımlaması gerektiği anlamına gelir mi?”

Elif başını sallıyor.

“Sanırım asıl mesele bu. Kelimeler insanlara yardımcı olduğunda anlamlı.”

Cinsel Yönelim ile Cinsel Davranış Aynı Şey Değildir

Konuşmanın ilerleyen bölümünde Mert başka bir soru soruyor:

“Peki bir insanın geçmişte yaşadığı ilişkiler yönelimini kesin olarak gösterir mi?”

Burada cinsel yönelim ile cinsel davranışı birbirinden ayırmak gerekiyor.

Cinsel yönelim, kişinin kimlere karşı romantik, duygusal veya cinsel çekim yaşayabildiğiyle ilgilidir. Bir kişinin hayatında yaşadığı ilişki sayısı veya belirli deneyimleri ise bu yönelimle birebir aynı şey değildir.

Bir insan hiç ilişki yaşamamış olabilir. Başka biri uzun süre tek bir ilişki yaşamış olabilir. Bir başkasının deneyimleri ise daha farklı olabilir. Bunların hiçbiri tek başına kişinin yönelimini dışarıdan kesin biçimde belirlemeye yetmez.

Amerikan Psikoloji Derneği de cinsel yönelimi, kişinin belirli cinsiyetlere yönelik romantik, duygusal ve cinsel çekimiyle ilişkili bir kavram olarak ele alır.

Bu ayrım özellikle internet ortamında önemlidir. Çünkü sosyal medyada insanların davranışlarından yönelim çıkarmaya yönelik çok sayıda varsayım bulunuyor.

Peki bir kişinin kendisi hakkında söylediği bir şeyi, dışarıdan yapılan tahminden daha fazla dikkate almak gerekmez mi?

Tarih Değiştikçe Kelimeler de Değişti

Deniz, araştırmasını derinleştirince ilginç bir şey fark ediyor: İnsanların cinsel yönelimleri yeni ortaya çıkmış değil; onları tanımlamak için kullandığımız modern kategoriler tarihsel olarak daha yeni.

19. yüzyılın sonlarından itibaren Avrupa ve Kuzey Amerika'da cinsellik konusunda bilimsel ve tıbbi sınıflandırmalar giderek yaygınlaşmaya başladı. “Heteroseksüellik” ve “homoseksüellik” gibi kavramlar da bu tarihsel dönemde modern anlamlarıyla şekillendi.

Fakat dünyanın farklı bölgelerinde cinsiyet, ilişki ve cinsel davranış hakkında çok farklı toplumsal sistemler vardı.

Örneğin bazı yerli toplumlarda toplumsal cinsiyet kategorileri Avrupa'nın ikili kadın-erkek anlayışından daha farklı biçimlerde ele alınabiliyordu. Güney Asya'daki hijra topluluklarının tarihsel varlığı da cinsiyet ve toplumsal kimliklerin tek bir evrensel model üzerinden açıklanamayacağını gösteren örneklerden biridir.

Bu durum monoseksüellik kavramının yanlış olduğu anlamına gelmez. Tam tersine, kavramların belirli tarihsel ve kültürel koşullarda ortaya çıktığını hatırlatır.

Kültür İnsanların Kendilerini Anlatma Biçimini Nasıl Etkiliyor?

Deniz'in hikâyesindeki en ilginç noktalardan biri burada başlıyor.

Aynı cinsel yönelime sahip iki insan, birbirinden tamamen farklı kelimeler kullanabilir.

Birinin yaşadığı toplumda LGBTİ+ kavramları yaygın olabilir. Başka birinin yaşadığı çevrede ise bu kelimeler hiç kullanılmayabilir. Bir kişi yönelimini açıkça ifade ederken başka biri bunu yalnızca yakın arkadaşlarıyla paylaşabilir.

Burada kültür, yalnızca “insanlar ne düşünüyor?” sorusunu değil, “insanlar kendilerini hangi kelimelerle anlatabiliyor?” sorusunu da etkiler.

Aile yapısı, dini çevre, eğitim, şehirleşme, internet erişimi ve arkadaş grupları bu süreçte rol oynayabilir.

Bu yüzden bir insanın kendisini tanımlamak için kullandığı kelimeyi değerlendirirken onun içinde bulunduğu sosyal çevreyi de hesaba katmak gerekir.

Mert'in Stratejisi, Elif'in Sorusu

Mert bu noktada konuyu tablo haline getiriyor.

“Monoseksüel: tek cinsiyete yönelik çekim. Non-monoseksüel: birden fazla cinsiyete yönelik çekim. Böylece kavramlar daha kolay ayrılıyor.”

Elif ise başka bir soru soruyor:
 
Üst